Görüntüleyen:
1 Ziyaretçi
|
|
Gönül Duranoğlu şiirleri |
|
Geçerken Uğradım 
Giriş: 5/11/2006 15:41
Grup:
Üye
|
YİNE AYRILIK ÜSTÜNE
Cankoparan fırtınası mı gelen Acıları ve umarsızlığıyla Bu kaçıncı bölünüşü yüreğimin Yeniden çoğalmalarda En olmayacak serlerde büyütürüz Sancılı sevgileri Kırgınlık kalır avuçlarımızda Yakınmalar buz çiçeklerinde solar Neden hep ayrılık üretir türkülerimiz Ve hep suskundur eski geceler Zaman tutsağı sevgilerimiz Açar dağbaşlarının yalnızlığında
YOLCUDUR ABBAS
Leyleklerin gelişiyle birlikte Sırtımda heybem yollardayım gene Artık yerleşik olmak isteyen ben Söz dinletemiyorum içimdeki göçebeye
Sırtını dönebilmek yürek ister Bir ömür boyu bağlandığın herşeye Yoksa taşınamayacak kadar birikir acılar Kimseye emanet bırakamazsın almazlar
Bir heybe dolusu acı yükü ne kadar gelir İçimdeki göçebeye sormalıyım bunu Bir gezgin ki yalnızlığı iş edinmiştir Acıların darasını ancak o tartabilir
YANLIŞ ZAMAN SEVDALARI yanlış zamanları yaşıyoruz seninle iki tahta kurdu gibi sarılmışken birbirimize sokaktan tanımadığım gürültüler geçerken şaşkın bir rüzgar yanlış zamanları esiyor. yerleşik bahçenin beyaz gece zambağı o senenin veda listelerini hazırlarken sıra kimde kimler ayrılacak sevgililerden sorular çivili yataklarda yanıtlarını bekliyor. bir yerlerde adımı yazan kalem kırılırken menzilinden sapmış eski bir hançer yanımdan hızla geçerken ıslık çalıyor
biz seninle neden yanlış zamanları yaşadık oysa ben seni tuz ekmek gibi sevmiştim adına hergün binbir anlam katıp her günü bir hafta ilan etmiştim incinmiş kırılganlığım ve korkularımla boş ayraçlar açıyorum bir türlü kapatamadığım
eskiler alıyorum yaşlı kadınlardan sandık kokulu serin ve loş avlularda gözlerinde tarçın rengi yağmurlar eskilerin arasına bazen eski aşklar karışıyor sahipleri gibi hırpalanmış ve unutulmuşlar onları özenle saklıyor başkasına satmıyorum
SEVGİ KAÇAĞI
Yorgun sabahlara başlıyoruz Karabasanlı düşlerden En güzel anlar yaşamadığımız Törelere tutsak mı Zaman utanır savrukluğumuzdan Rahatlığımız üçyüz yıl öteye Bilmeyiz rengi nedir sevginin Yeşil mavi Eflatun belki büyüdükçe morlaşan İyi biliriz korkularımız acı yeşildir Bir de yürek dolusu haykırmayı haksızlığa Soyunmayı kavgalara Susmaları sevdalarımıza İyi biliriz.
SEVDA TÜRKÜSÜ
Gülüşün kalır kapıların ardında Gün başlar bu ince ve kırılgan çizgide Ayrılıkların bir saati ve yüzyılı Bin yıllık destanlarda hep hüznü anlatır
Düşlerle gerçeklerin harman yerinde Akşamlar hep gizlerle doludur Sevginin kutsandığı gizli mabetlerde Yüreklerimiz sessiz tanıklarımız olur
Umut gemilerimizi saldık geleceğe Geçmişi yedibin renge boyadık Demirden leblebiler de çiğnedik biz Ama saçlarımızda hep güneşi taşıdık
HAYIRSIZIM`A
Akşam gri bır tül gibi iner Hüzün ve hasretin üzerine Sokak hazırdır yorgunluğuyla Gecenin yalnızlığına Gündüzün unuttuğu bir kadın Yaşarken binlerce kez aynı geceyi Hep birini bekler körleşmiş pencerede Sorar geceye sorar dilsiz kaldırımlara Onca zaman beklediğim Benim evimin ayak sesleri nerde Sigaranın dumanı alkolün buğusu Bilir belki kadının aradığını Ah bir kapı çalınsa Uçsa kadının yorgun yüreği pırpırlansa Sevgisi acılara belenmiş Fidan boylu hayırsızı seslense Anne kapıyı aç ben geldim dese
Tarih: 22/12/2006 2:14
|
|
|